Saat başkenti İsviçre

Saat üzerinde biraz ilgisi ve bilgisi olan herkes saat söz konusu olduğunda İsviçre’nin en üst düzey kaliteli ürünlerle eş anlamlı olduğunu kabul edecektir. Günümüzde İsviçre saatleri dünyanın en büyük ödüllerini almakla birlikte ülkenin üçüncü büyük ihracatını temsil ediyor.Yüzyıllar boyunca saat tasarımı ve üretimi alanındaki en büyük yenilikler,ilkler hep İsviçre’den çıkmaktadır.İlk saat loncası, ilk otomatik saat, ilk kol saati, ilk su geçirmez saat, ilk kuvars saat vb. İsviçre için “saatin başkentidir” desek yanlış olmaz.İsviçre’de saat yapımının kökeni,altıncı yüzyıla kadar gitmektedir.Hem tartışmalı görüşleri, hem de aşırı yaşam standartlarıyla tanınan dini reformcu John Calvin, vatandaşların mücevher takmasına izin verilmemesi gerektiğine karar verdi. Mücevher üreticileri doğal olarak bu kararla birlikte finansal yıkıma uğradı. Saatlerin hala takılmasına izin verilen tek mücevher olmasının yanı sıra gittikçe artan talepler saat yapımının İsviçre’de bir sanata dönüşmesine neden oldu.

Cenevre saatçileri 16. yüzyılın sonuna gelindiğinde, büyük bir üne sahip olmuştu. Bu dönemde başka ülkelerde de dünya çapında saatler yapılmasına rağmen İsviçre dünyanın ilk saat loncasını kurdu. Böylece Cenevre, 1601 yılında saat endüstrinin doğduğu yer olarak tarihe geçmiş oldu.İlk saat tasarımları estetik olarak mümkün olduğunca güzel görünmesi için üretilmekteydi. Zamanın doğruluğu bir İsviçre saatine sahip olmanın ilk nedeni değildi. Eğer 1850 yılından önce zamanı doğru gösteren bir saat isteniyorsa.İngiltere’den gelen hacimli ve oldukça düz saatler daha iyi bir seçim olabilirdi. İsviçre’de bu dönem kaliteli saatler yapılmış olmasına rağmen, üreticiler esas olarak iyi görünmek isteyen zengin moda meraklısı müşterilerinin taleplerine cevap verme amacındaydılar. Diğer Avrupa ülkeleri arasında İtalya, Almanya ve Fransa da kaliteli saatler üretiyorlardı.Ancak, Cenevre saatçileri yeteneklerini geliştirmek için yurt dışına seyahat etmekten hoşlanmıyorlardı.

Cenevre günden güne saatçiler le dolmaya başladı ve imalat küçük evlerde gerçekleştirilmeye başlandı böylece çok bölümlü hale getirildi. Üretimde standardizasyon bulunmamaktaydı. Bu nedenle imalat, her bir saatten bir diğerine geçerken üretimin uzamasına neden oluyordu. Bu süreçte üretimin disiplinsizliği yüzünden her saatin mecburen eşsiz olduğunu söylemek doğru olacaktır.1886 yılında sahtecilikten etkilenen endüstri, bu durumla baş etmeye yardımcı olmak için yüzyılın başlarında Cenevre mührü ile yasal statüye kavuştu. İlk markalaştırma biçiminden biri olan mühür bugün halen kullanılmaktadır. Üstün standartlarda yapılan saatler için bir menşe etiketi ve kalite garantisi olarak tanınmaktadır.Günümüzde evrensel olarak popüler olan modern kol saatleri,İsviçre vatandaşları tarafından bir kültür ve sosyal statü belirteci olarak görürler.Saat kullanmayı sadece zaman öğrenmek amaçlı değil bu amaçlar ile kullandıkları görülür.Saatleriyle ün yapmış bir ülkenin vatandaşları, saatlere bu denli değer vermesi gayet normal bir durumdur.

 

Published by

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir